12 Ocak 2011 Çarşamba

Beşiktaş & Manisaspor Değerlendiremeler

Devre arasında yapılan transferlerin üstüne sakatların geri dönmesiyle oluşturulan ilk 11 devrenin son lig maçı olan Eskişehir Spor kadrosuna hiç benzemiyordu. Hemen gözümüz sahadaki 11'e kaydı.

Forvete benzeyen Almeida ona yakın oynayacak Nobre kanatlarda rüya ikili Simao, Quaresma onların gerisinde Guti ve defansın göbeğinde buzluktan çıkmış Sivok, Ersanı kesen Toraman, yabancı kontenjanından dolayı kesik yiyeceği düşünülen Hilbert sağ bekte, Koybasi sol bekte yine emanetçi, defansla orta saha arasında köprüyü kuracak adam Aurelio, kalede hiç fantaziye girilmeden Cenk tercihi aşağı yukarı beklenen bir kadroydu.

Ilk devrenin sonlarına doğru benzini bitmiş araba gibi ekonomik oynayan Beşiktaş maçın başlama düdüğüyle beraber pit stoptan yakıt ikmalini yapmış, lastikleri yenilemiş gibi çıktı sahalara, Tabata' nın sahada olmayışı bile 1 kişi fazla oynamamıza yetecek iken onun yerine Simao'nun olması her şeyi anlatıyordu zaten. Rakip takımların ilk devre boyunca en çok tekme attıkları Guti artık önünde 3 Portekizlinin oynamasının verdiği rahatlıkla istediği gibi top çevirdi sahada, sonuçta yediği tekmeler 4 bölünüyordu artık .. Simao ve Almeida, Tabata ve Holosko'ya nazaran ilerde top tutmayı daha iyi başarınca Beşiktaş Manisanın kalesine yüklendikçe yüklendi, bu arada tomboladan Nobre çıkmış ve hücumda ve defansta verdiği müthiş katkıyla takımı iyice rahatlatmıştı. Sahadaki herkesin görevini yapması sonucu işler yolunda giderken, 'beklenen' oldu, herkesin kafasında müthiş bir hücum gücü ama defansta sorun yaşayacak bir Beşiktaş vardı, bir dakika boyunca topu tehlikeli alandan uzaklaştıramayınca iyi oynarken geriye düştük.

Sonrasında çabuk toparlanmamız gerekiyordu, öyle de oldu, önce Guti'nin orta asist karışımı pasında Sivok aylar sonra bizlere merhaba dedi, golde ki sevinç çığlığı görülmeye değerdi, özlemiş belli.. Daha sonra yine Guti'nin önce Almeida denemesi o olmayınca bari Nobre atsın deyip ona verdiği pasta Nobre'nin 'akıllı' vuruşu sonrası kazanılan gol. Gerçi Ömer ağabeyimiz Nobre'nin topa iyi vuramadığını belirtti ama Nobre'nin bilinçli olarak topa kapatarak vurduğunu göremedi heralde o yüzden öyle şey etti diyelim.. Ilk devrenin mutlak hakimi Beşiktaş'tı, sezon başındaki gibi topa hükmederek oynamamız biz izleyenlerin gözlerindeki pasları sildi..


Ikinci yarıya skor avantajı ile çıkmamız oyuncuları frenlemiş gibi gözüktü, top yine bizdeydi, ama dikine paslar yerini yan paslara bırakmıştı. Manisa da sertlikte vitesi yukarı atmıştı,ne zaman spikerden lehimiz adına "x'ten güzel bir hareket"i duysak arkasından hemen " x müdahale sonrası yerde kaldı" yı da eş zamanlı duyduk.

Ikinci yarıda saman alevi gibi gelişen ataklarda Quaresma biraz daha bencil olmasa 3. golü bulup rahatlamamız işten değildi. Tarihimiz boyunca skoru korumayı hiç öğrenemedik, yine tarihimizi haklı çıkarmayı başardık, Ömer Aysan gibi bir adam taç çizgisinden slalom yaparak ceza sahamıza girdi, Cenk'in kapattığı köşeden topu içeri soktu. Ama bu sefer farklıydı, gol yediğimizde hiç bir şey olmamış gibi maçı seyretmeye devam ettim, genelde gol yiyince kalbimden bir şeyler eksilir, sanki birisi alır kalbimi eline de sıkarmış gibi olur, ama bu sefer çok rahattım, bir şekilde bu takımın gol atacağını hissediyordum yada bu takım bana o güveni, hissi geri vermişti, 100. yıldan sonra neredeyse hiç böyle hissetmemiştim..

Takımdaki esas oğlanlardan birisinin sahneye çıkması gerekiyordu, Simao çıkmayı tercih etti, Guti ağabeyine nazara yaparcasına çok ince gördü Hilbert'i, Hilbert'te sağ bekte neden tercih edildiğini gösteren bir bindirme yapmıştı o anda, Manisalı oyuncunun acemiliği sonrası kazanılan penaltıyı Guti Haz. gol yapıyor ve bizi gruplarda lider yaptığını ilan ediyordu.

Yeni transferlere birer cümle edecek olursak ilk olarak bu adamların birlikte Portekiz milli takımında oynamaları uyum sürecini çok kısaltacak bir faktör, bugün Almeida, Simao ve Quaresma'nin zaman zaman verkaçlarına şahit olduk. Almeida ligimizde fizik gücüyle çok iş yapacak bir forvet, özellikle içerideki maçlarda kilidi açacak oyuncu gibi duruyor, Simao ve Quaresma'ya attırdığı gollerle konuşabiliriz onu..

Simao Almeida'dan daha çabuk alışmış takıma, bunda oynadığı mevkinin de avantajı var, Guti ile kornerde varyasyona girecek kadar uyum sorununu atlatmış gözüktü, bugün sahada hiç sırıtmadı, ilerleyen haftalarda bu takımın olmazsa olmazı olabilir, Quaresma'nin olası bir sakatlığında daha önceki gibi dağılmayacağımız kesin..


Fernandes'i görmedik ama bana göre bu iki Portekizliden çok daha kilit bir rol oynayacak, Ernst'in bugün yedek kalması rastlantı değil..


Toparlayacak olursak, biz bu takımı çok özledik, göremediğimiz, izleyemediğimiz her hafta özlem bir kat daha artıyor.

Devre arası en çok bizim işimize yaradı, 13-14 kişi zar zor kadroyu toparlıyorduk, şimdi yedek klubesinde Bobo, Ernst, Ersan oturuyor, dışarıdan kadroya katılacak Fernandes, Necip, Ferrari, Üzülmez ve daha niceleri var. takım soluklanmış kendine gelmiş gibi gözüküyor, ligin ilk yarısında sahamızda yenildiğimiz Manisayı bugün aynı skorla geçtik.

Bu arada Toraman oyundan çıkarken kaptanlık pazubandını Guti'ye vermesi için Ismaile verdi, Ismail'de çakallık yapıp kaptanlık pazubandını uygun bir anda koluna taktı, oğlum önce topunu oyna, takımın, camianın saygısını hak et sonra o bandı takarlar sana da..

Artık lig başlasın meydan kartala kalsın. He az kalsın unutuyordum, Guti Haz. sen bize Allahın bir lütfusün.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

ismail 'in çakallık yaptığı konusunda yanılıyorsunuz sanırım. toraman oyundan çıkarken guti oyunda değildi. onun yerine ernst girmişti. (nobre'ye verilebilir miydi, bilmiyorum tabii.)

ozzie dedi ki...

herseyden once ellerine saglik. dort dortluk bir degerlendirme olmus.

kaptanlik konusunda, o anda guti de sahada degildi. kaptanlik sirasi bildigim kadariyla uzulmez, toraman, nobre diye gidiyor. nobre'nin takmasini beklerdim. ismail'e gelene kadar bir dolu adam vardi bandi takacak.

cok guzel macti bence...

asvalttaicenler dedi ki...

kusura kalmayın, evet Guti o sırada oyunda değildi ama orada Nobre var, Bobo var hatta Sivok var, İsmail'in pazu bandı alıp kendi kafasına göre takması bana hoş gelmedi. İstemez miyim kaptan olmasını, elbette giysin formamızı Üzülmez gibi yıllarca takımın ve bizlerin saygısını kazansın sonra hakkıyla taksın..

Adsız dedi ki...

Ya yapmayın çocuk veremedi hemen bandı, elinde tutmak da saçma geldi herhalde ki koluna takmayı denedi, sonra da çıkardı zaten. Bi ben deli olmuyorum İsmail'e herhalde :)