16 Ocak 2011 Pazar

Ahmet Dursun ve Türk Futbolcusu


Kendi aramızda Türk futbolcular hakkında konuşurken kullandığımız kalıp tabirler vardır ya şey gibi 'futbolcularımız tembel','gelişime açık değiller', 'kolay olanı seçiyorlar', 'para gözler' gibi.. işte tüm bu kalıpları konuşmaya gerek duymadan tek bir ismi örnek göstererek meramınızı anlatabileceğiniz bir futbolcu mevcut, Ahmet Dursun.


Daha önce de bu konuyu bir kaç kez dile getirmiştim, şu Barcelona maçı var ya, hani 3-0 yendiğimiz ama direklerin ve futbol meleklerinin sayesinde 5-0 yapamadığımız maç.. Iste o maçı bir kez daha izleyin, orada genç, yaşları hemen hemen aynı üç tane futbolcu var, Nihat, Ibrahim Üzülmez ve Ahmet dursun. Bu üç futbolcunun karakteristik olarak bir birlerinden net bir şekilde ayrıldığını görebiliyoruz, zaten kariyerlerine bakarak da bu argümanımızı destekleyebiliyoruz..


Ibrahim Üzülmez, bu üçlü arasında en zayıf halkaydı, yani en yetenksizleriydi, ama aynı zamanda en çalışkanları, kapasitesinin yüzde yüzünü her zaman sahaya yansıtmış, idmanlarda her zaman çok çalışmış, yetenek açığını fizik mücadelesiyle kapatmış, hiç bir zaman mücadeleden kaçmamış ve Beşiktaşın kaptanlığına kadar yükselmiş bir istikrar abidesi. Aradan geçen 10 sene içerisinde kendi taraftarından bile tepki görmesine rağmen belki bu son yılında artık saygı duyulan bir isim olmayı başarabilmiş. Bana göre gelebileceği en üst mertebeye gelmiş bir futbolcu..


Nihat Kahveci, belki o Barcelona maçında gol atıp öne çıkmadı ama maçı hatırlayanlar Barcelona'nın sol tarafını nasıl felç ettiğini, direkte patlayan şutunu, süratini hatırlarlar, bu üçlü arasında en sağlam mantaliteye sahip olan futbolcuydu, Biraz zorlamayla da olsa Avrupaya gitme cesaretini gösterdi, kısa süre sonra Ispanyolca öğrendiğinin haberini aldık, sonra takıma girmeyi başardı, Kovacevic'le muhteşem ikili olup çıktılar, tüm Türkiye'yi hafta sonları Trt ekranlarına kitleyip bizi attığı muhteşem gollerle gururlandırdı, sonrası malum Real Sociedad'i aldı şampiyonluk potasına soktu, kendisi Ronaldoyla gol krallığında son haftaya kadar çekişti vs.. Şimdilerde emekliğinin keyfini güzel bir ikramiye ile çıkartıyor, bu onun değil ona bu parayı verende deyip geçelim..

Ahmet dursun, Nihat'tan yetenek olarak geri kalır bir yanı yoktu hatta vitrin maçında muhteşem oynayıp biri muhteşem olmak üzere Barcelona'ya iki gol atıp Avrupa'nın gündemine bomba gibi düşmüştü, o zaman daha 21 yasında ve çok büyük gelecek vadediyordu,Barcelona'nın onu transfer etmek istediğini duyduk, öyle olmasa bile kendisi o günlerde Avrupa'ya rahatlıkla çıkabilirdi, O kalmayı tercih etti, sonrasında sakatlıklar, Çin maceraları, git geller sonra bir kez daha Beşiktaş macerası, Giunti ile meşhur deodorant kavgası ve sonrasında 28 yaşında 3. lig ekibi Şeker Spor'a transfer oluşu!


Geçen ay lig Tv ye verdiği röportajda Şeker Spora transfer olmadan önce kendisine Budnesliga'dan transfer tekliflerinin olduğunu ama O tercihini Şeker Spor'dan yana kullandığını, o an utandığı için söylemese de sadece 'para' için Şeker Spor'a gittiğini ima etti.. Ahmet o transferden sonra bir daha asla sırtını doğrultamadı, bir zamanların genç yeteneği, tribünleri en çok heyecanlandıran futbolcusu, fırtına gibi esen 7 numaralı Ahmet son 4 sene içinde 7 değişik takımda oynadı. Bu gün bir haber düştü yine, Eyüp Spor'da oynayacakmış kendisi..


O günlerden bugüne dönecek olursak, kadromuzda hala genç oyuncular var hatta alt yapıdan gelenleri de sayarsak 10'a yakın genç futbolcumuz mevcut, bazıları çok ama çok yetenekli, bazıları görev adamı, kimileri belki de gerçek performansını tam anlamıyla henüz sahaya yansıtabilmiş değil.. Bu adamların da hepsinin birer birey olduğunu, sahada verdikleri kararlar gibi saha dışında da verdikleri kararların hayatlarını direk olarak etkileyeceğini unutmayalım. Belki de en önemlisi futbolun sadece topa vurup koşmaktan ibaret olmadığını, futbolcunun sadece bacak adalelerini güçlendirip çok yetenekli futbolcu olamayacağı gerçeğini idrak etmemiz gerekiyor.. Gözlerinizi kapatıp buraya uğrayıp şöyle bir geçen genç yetenekleri düşündüğünüzde hepsinin ortak bir eksikliğinin farkına varacaksınız..

3 yorum:

Gurbet Kartalı dedi ki...

Abicim hic bizde herkes isini dogru durust yapmak istemez. Hep kisa yoldan kose olalim, birbirmizin hakkini yiyelim.. sonra isler sarpa sarincada "aman biri gelsin bizi kurtarsin" O olmazsa baskasi gelsin. Tayyip gitse, ahmet, mehmet gelecek, bu sistem degismedikce yine hersey ayni olacak.

Tipki turk futbolunun uzerine coreklenmis baskanlar ve saksakcilari gibi... 92-93 sezonunda bir ankaragucu hatirlarim, 8 taneyi afiyetle yemistir. Yemistir ama ona bu ziyafeti sunan Adan Polattir. O Adnan Polat halen daha bu Turk futbolunda kilit bir yerdeyse, orada hersey dur demek lazim. Demekki biz 20 senedir bir seyleri sistem ve duzen olarak dogru yapmamisiz.

Bu her klup icin gecerli, Kendimiz bir halt etmeyelim, ama biri gelsin bizi kurtarsin.. Stadimizi yapsin, yolumuzu yapsin yeri geldiginde de fircada cekelim, yuhalayalimda.. Oh ne ala... Valla bu zamana kadar neredeydiniz diye sorarlar adama? Bizler kac senedir bu araziler peskes cekiliyor, ama bize gelince bir anitlar kuruludur gidiyor derken, iste Turk sporuna katki mecidiyekoy daha degerli kem kum ediyordu gslilerin cogu. Nooldu simdi bir acilista delikanli mi kesildiler tepki koyuldu diye. Ben katiyetle samimiyetlerine inanmiyorum. Yuzlerine vurulan samar gibi bir gercekten sonra koseye sikismis bir kedi gibi yaptiklari saldiridir bu. Haa muhataplar cok mu ak kasiktan cikmis, hayir ama oyle basa boyle tarak derler. Yesinler birbirlerini, beter olsunlar...

Seba hep demistir, Besiktasa hizmet edeceksne kimsenin adami olmayacaksin. Bu her klup icin gecerli. Ne zamnki birilerinin adami oluyorsun, iste o zaman her sey daha bastan yanlis gidiyor...

Gurbet Kartalı dedi ki...

Yukardaki yorum bir ust posta yazilacakti ama telefon ekranindan el yordamiyla bulup yazinca yerleri karismis... Affola...

ozzie dedi ki...

Cok ilginc bir saptama olmus. O Barcelona macini dun gibi hatirliyorum. Isin ilginc tarafi o gunlerde sorsaydin o genc oyuncularini akibetlerini soyle tahmin ederdim: Nihat yillarca Besiktas'ta kalir, efsane kaptan statusune erisir (Ibrahim Uzulmez). Ahmet Dursun, yurtdisina gider ve cidden isim yapan ilk Turk futbolcusu olur. (Nihat) Ibrahim Uzulmez'i de Televole gibi bir programda "bir zamanlarin Besiktaslisi simdi amator kumede oynuyor" tarzi bir haberde gormeyi beklerdim (Ahmet Dursun) Simdi dusunuyorum da, o gun kime sorsaniz bu uc oyuncuyu ve bu uc kariyer hikayesini hemen herkes benimle ayni tahminde bulunurdu.

Yetenek iyi hos da is mantalitede bitiyor. Bunu cok etkili bir sekilde gosteren bu ornegi verdigin icin tesekkurler.

Bu arada "Ahmet Dursun, Seba gitsin" Besiktas tarihinin bence en acikli tezahuratidir. Ibret olsun diye, insanlar bagirmadan once bir saniye dusunsunler diye Inonu'nun duvarlarina asilmalidir bu sozler.