25 Şubat 2011 Cuma

Yeni Beşiktaş

Bundan sonra oturup da hiç maç analizi falan yapmaya gerek yok artık. Olan oldu. Maçla ilgili birkaç güzel şey var, onlar da Necip, İsmail, Cenk. Bundan sonra bu isimlerin yanına Onur da katılsın, Schuster sevmese de Rıdvan da katılsın.

Rıdvan demişken... Ben şahsen Rıdvan'ın zaten çok iyi olduğunu düşünüyorum da kim Rıdvan'ın Erhan Güven'den kötü olduğunu söyleyebilir? Ya da Ekrem Dağ'dan kötü bir bek? Bu takımda Erhan Güven oynuyorsa, çok kritik bir derbi maçında çok kritik bir dakikada oyuna giriyorsa ve Rıdvan da bu olan biteni seyretmek zorunda kalıyorsa bir terslik var bu işte.

Bundan sonra tek bir dileğim var. Takımda fazlalık olan; fakat mecburiyetten oynatılan isimlere neşter vurulsun artık. Takımda yerleri yok. Bunların yerine "bizim çocuklar" oynasın. Kupa maçları da dahil. Unutmadan, Bobo da bizim çocuğumuz. Attırın şu imzayı artık, rahatlayalım.

Yukarıda zikretmediğim bir isim daha var: Ersan Adem Gülüm. Kötü bir tesadüf mü yoksa gerçek mi bilinmez; ama Ersan sakatlandıktan sonra takım bu hale geldi. Takım Ersan'ın bonservisi alınsın diye sabote edilmiş gibi. Eğer böyle bir şey olmuşsa ona bile razıyım. Yeter ki Ersan'ın bonservisi alınsın.

Konuyu döndürüp dolaştırıyorum. Fazla uzatmadan: Kaos ortamına girip de Beşiktaş'ın geleceği harcanmasın; tam tersine o geleceğe yatırım yapılsın bu saatten sonra.



Bir de unutmadan bir not: "Bir derdim var, bin dermana değişmem asla." Hani eğer Beşiktaş'tan soğuyacağımızı düşünenler varsa...

Hiç yorum yok: