tribün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tribün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2011 Pazar

Tribünün Sesi

Besteler, taraftarı seyirciden ayıran; taraftarı takımla bütünleştirendir. Kimse de kusura bakmasın ama bunu Türkiye'de en iyi uygulayan Beşiktaş taraftarıdır. Öyle zamanlarda öyle besteler söyler ki tüyleri diken diken eder, gözleri yaşartır ya da gülmekten tezahürata katılamazsınız bazen.

Sevilen beste listesi hazırlamak bir Beşiktaşlı için aşırı zor birşey aslında. O kadar beste arasında illa ki eksiklikler olacaktır. Bunu minimuma indirmek için bazı kıstaslar koyarak hazırladım bu listeyi. Bunlardan birisi artık klasikleşmiş besteleri (Üçlü, Gündoğdu vb) listeye koymamak idi. Bir diğeri de belli bir melodisi olup beste formuna uymasıydı (Yağmurlu Bir Günde tam sınırda kaldığından koymadım). Yine eksiklikler olacaktır. Zira listeyi 10'a indirirken bile zorlandım baya.

10- Seninle Başladı Hayat: Bu bestenin onuncu sırada yer bulmasının tek sebebi listeyi hazırlarken dikkat ettiğim kriterlerin dışındaki tek beste olması. O kriter de rakip takımların anılmadığı bestelerden oluşmasıydı. Ama dayanamadım, bunu aldım. 100. yıl negzeldi.



9- Haydi Bastır Beşiktaş: Bu beste benim aklıma hep bir alttakiyle beraber gelir. Hala arada söylenir, ne de güzel edilir.



8- Seninle Ağladık Senle Güldük Biz: Böyle güzel renkleri olan bir takım için böyle besteler yapmak zor olmasa gerek. Önerme basit: Takım güzel, renkler güzel, besteler güzel. Yaşadığımız yer zindan da olsa aydınlığa çıkacağımız umudu hep var, hep olacak.



7- Çok Seviyoruz Deli Gibi: Müthiş davul ritmi, devamlı söylendiğinde stadda oluşan muazzam ortam. Yok, bu sevdanın tarifi gerçekten yok.



6- Bir Derdim Var Bin Dermana Değişmem Asla: Şah Hatayi'nin Muhabbet Bağında adlı deyişinin can alıcı mısrası. Bu mısrayı bir tezahürat içinde kullanmak da Beşiktaş dışında başka takım taraftarlarına nasip olmaz. Onlara yakışmaz da zaten. Derdimiz vardır; severiz. Dertli olmayı severiz biz. Son Rapid Wien maçında ufaktan söylenir gibi oldu. Devamı da gelsin.



5- Yarınlarımızsın Beşiktaş: Tribüne çok giremeyen bir beste oldu bu. Ama bu, listeye girmesine engel olamaz. Dünümüz, bugünümüz, yarınımız. Hep vardı, hep olacak, hep seveceğiz.



4- Kartal Şampiyon Olacak: Söylemesi çok kolay olmadığından bu da tribünde çok fazla yer edinemese de hem müziğiyle hem de sözleriyle en samimi bestelerden birisi. Hayal deyince çoğumuzun aklına gelen ilk şey takım kaptanının o kupayı kaldırmasıdır zira.



3- Sen Benim Her Gece Efkarım: "Çok arabesk yæ", "Tribünde gitmez bu yæ". Öyle bir gider ki dut yemiş bülbüle döndürür, tribünü seyrettirir adama. Sadece tezahürat değildir bu kesinlikle, ötesidir. Atkı açtırır, göz doldurur, sigara içirtir.



2- Gücüne Güç Katmaya Geldik: Beşiktaş taraftarını diğerlerinden ayıran özellikler vardır. Bunlardan birisi de bazı şarkıların, bazı şarkıcıların Beşiktaş'a yakışmasıdır. Mesela Bella Ciao ya da Leman Sam - Kıyamam Sana. Bu şarkıları başka tribünlerde duyamazsınız, duysanız da yadırgarsınız. Ama Beşiktaş tribününde duyduğunuzda tam tersinin olduğunu hissedersiniz. Bu şarkılar bu tribüne yakışmaktadır. Suavi'nin Tükenme'si de o şarkılardan. Sözler de muazzam bir şekilde uyarlandığında ortaya böyle bir şaheser çıkması çok zor değil.



1- Her Zaman Her Yerde: Benim için her zaman Beşiktaş'ı anlatan beste budur. Beşiktaş, gözlerde bir damlar yaş, kalplerdeki aşktır. Kısa ve öz. Aksini söyleyen beri gelsin.

6 Aralık 2010 Pazartesi

Beşiktaş - Bursa / Tribün Üstüne

Maç öncesi, maç sonrası, oynanan futbol, kartlar, taraftar hakkında çeşitli yazılar yazıldı. Bu da onlardan birisi aslında. Tek farkı şimdiye kadar rastlamadığım veya gözden kaçırdığım şeylerden bahsetmem olacak.

Genel olarak Beşiktaş - Bursa maçında tribünün çok iyi olduğundan, taraftarın süper olduğundan bahsedilmiş. Bu yazıları ve yorumları görünce şaşırdım doğrusu. Zira benim gördüğüm tribün kötüydü. Baya kötüydü.

Kapalının net bir şekilde organize olamadığı, sesinin çıkmadığı, yeni açığın çok pasif kaldığı bir maçtı. Bundaki ilk neden maçın tamamen dolu tribünlere oynanması idi. Yani sadece "taraftar" değil, "seyirci" de vardı tribünde ve her önemli maçta olduğu gibi bu maçta da bunun sıkıntısı yaşandı. Herhangi bir maçta tek başına tüm stadı inleten kapalı, eski açığın desteği bile arkasında iken sessiz kaldı bu maçta.

Maç öncesi Bursalıların kışkırtmalarına, koltukları sökmelerine, Alen'e laf atmalarına ve en sonunda da o rezil ırkçı tezahüratlarına gerekli karşılıklar verildi. Ki maç öncesi de bu kontralar hariç sessiz bit tribün vardı genel olarak. Bunlardan da Bursalıları en çok sinir edeni "Beşiktaş'ın çocuğu Ertuğrul Sağlam." denmesiydi.

Maça Bursalıların üçlüsüyle başlandı. Üzerimde bunun şaşkınlığı varken Gündoğdu karşılığı geldi. Sevdim; fakat bu da sonuna kadar aynı tempo da söylenemedi. Her tezahürat "laylaylay" diye başlayıp daha sözlere gelmeden bitiyordu. Daha önce böylesine pek rastlamamıştım açıkçası.

Tribünü öven yazılarda bahsedilen o "coşulan anlar" maçın çok çok az bir kısmıydı ve bütün stad aynı anda devreye giriyordu. Bu anlarda gerçekten kendi sesimi bile duymakta zorlandım; ama çok kısa bir süre sonra sessizliğe gömülüyordu herkes. Sessiz olmayı kabullenebilirim. Tribünde çok farklı insan olmasına bağlayabilirim. Ancak bu kadar coşkulu tezahürattan sonra bir anda susmayı tercih eden bir tribün vardı maçta.

Bu gaza gelinen anların yanında Volkan'ın kırmızı kartından sonra tribünleri tahrik etmeye çalışması, sahadan bir türlü çıkmak bilmemesi üstüne yapılan "Volkan papucu yarım, çık dışarıya oynayalım" ve maç sonunda direkten dönen topun ardından gelen rahatlamayla yapılan Şinanari güzel notlardı. Ali kuçik'e yapılan jest ise muazzamdı.

Bursa'nın meşhur(!) tribününü de bu maçta görmüş olduk böylece. Ortaokul-lise maçıymış gibi "Saldırın durmadan" tarzında tezahüratlar yapan muhteşem bir tribünleri var.

Yazıyı bağlamak adına şöyle şöyle söyleyeyim. Az çok deplasmana giden birisi olarak şunu diyebilirim ki eğer deplasmanda böyle bir tribünü, daha doğrusu bu kadar açığı Beşiktaş taraftarı yakalasa hiç affetmez, o stadı yıkardı. Benim memnuniyetsizliğin bundan dolayı da olabilir.