26 Eylül 2011 Pazartesi

Beşiktaş Antalya Spor Değerlendirmesi


Sanırım maçın 85. dakikasıydı, kamera tribünleri gösteriyordu ekrana sığan tüm kalabalık tırnaklarını yemekle meşguldü, maçın özeti buydu.. Kazanılan son 4 maçta buna 5-1 lik Macabi maçı da dahil Beşiktaşlılar söyle keyifle tek bir maç izleyemedi, her maçta yürekler ağızlara geldi, tırnaklar yendi, sinirler bozuldu vs.. Kağıt üzerinde teknik futbolculardan oluşan takım aksiyon zamanında eli ayağına dolaşan takım haline bürünüyor.. ikinci yarının sonlarına doğru ekrana yansıyan pas istatiklerinde Antalyanın bizden 100 tane fazla pas yaptığını gördük.. Hem de coşkulu oynadığımızı varsaydığımız Inönüde kendi taraftarımızın önünde..

Rotasyon şarttı bugün o da yapıldı fakat Ernst hiç hazır değildi, Necip ikinci yarı fişi çekti, hatta tribünler bir ara yanlış paslarından sonra homurdanmaya başladı ki ben ilk defa tribünlerin Necip'e tepki gösterdiğini gördüm.. Mustafa Pektemek'ten herkes çok şeyler bekliyor fakat onun da yürüyecek hali yok, 20. dakikada Toraman 30 metre driblingle 18'e Danı Alves gibi girdi Pektemek öne iki adım atabilse boş kaleye golü atacaktı fakat vücudu buna izin vermedi.. Veli Kavlak iyiki de altyapıda şut atma eğitimi almış bugün iki tane yüzde yüzlük gol pozisyonu heba etti, ilk yarıda bir pozisyonda şut yerine pas atmayı denese tribünler onu daha çok sevecekti, kulağının çekilmesi ve Beşiktaşın ona iyice anlatılması lazım.. Holosko da bugün mükafatlandırıldı, Antalya defansı önde kurmasına rağmen bir türlü arkaya sızamadı bunda ortasahanin kötü pas yüzdesi de etkiliydi oraya daha sonra gelicez.. Sidnei iyi güzel de bugün Tita oyuna girdikten sonra iki kez bariz bel kırılma tehlikesi atlattı, tek hamleli oyuncu, ilk hamlede topu alamazsa ikinci hamle için gözleri Egemen'i arıyor, deplasmanlar sanki ona daha uygun gibi..

Geçtiğimiz sezon burada haftanın adamını seçiyorduk bugün o seçimi yapsak sanırım oyların yüzde doksanı Egemen yönünde çıkardı.. Müthiş oynadı, sanki yıllarca Beşiktaşın formasını giyen biri gibi güvenli, atletik ve topu oyuna iyi sokan birisi.. Getigimiz sezon sanırım ona çok haksızlık yaptım, Guti'ye Trabzon formasıyla yaptıklarından sonra ona çok kızmıştım ama böyle adamlar tuttuğunuz takım için oynayınca bir başka oluyormuş, hem o kadar da kazma biri değil adam, bildiğin hamleyi yapıp gayet başarılı bir şekilde topu oyuna sokuyor :) bugün üç tane top kesti ki kesmese şimdi burada kaybedilen 3 puanı yazıyor olacaktım.. Eskiden gazeteler maçlardan sonra her futbolcuya yıldız verirdi hala yapıyorlar mı bilmiyorum ama eğer veriliyorsa 5 yıldızı haketti bugün Egemen, aferin oğlum otur yıldızlı 5!

Gelelim ortasahaya.. Yazık hem de çok yazık, ben son yıllarda bu kadar mahkum oynadığımız bir ikinci yarı hatırlamıyorum, bildiğin 3 pası bir arada yapamadık.. Egemen topu alıyor Toraman'a veriyor Toraman topu atacak birisini arıyor kimse hareket etmediği için doğal olarak bulamıyor bir tepik daha atıyor topa yine topu atacak birisini arıyor, ortasahadan birisi bari ben alıyım diye lütfen yanaşıyor topu alıyor, aynı anda 3 kişi pres yapıyor bir uzun top, top yine Antalyalılarda.. Beşiktaş bugün 6-0 maçı kazanabilirdi ama maç 4-1 Antalya lehine bitse kimse şaşırmazdı.. Adamlar ilk yarı bir ara bizimkilerle ortada sıçan oynar gibi oynadılar, kademeli olarak üçgen kurarak tek paslarla ceza sahamıza kadar girdiler ve ben hayran hayran Antalya'yı izlediğimi fark ettim.. Bu takımdı geçtiğimiz sezon Fenerbahceyi Kadikoyde pas manyağı yapan.. Ama bir eksik var o da Guti. Guti varsa bu takımda adı tahtaya yazılacak ilk adamdır, var ama oynatmıyorsan seni sorumlu tutarım, eğer zaptedemiyorsan kadro dışı bıraktım dersin anlayış gösteririm onu da yapmıyorsun, adam idmanlara çıkıyor 18 kişilik kadroda yok, ortasahada top çeviremiyorsun bariz belli, nerede bu adam? Öyle bir yönetimimiz var ki FBI dan daha gizli, sırf gizem.. çık açıkla şu şu nedenlerden dolayı oynatmıyoruz de, Mete Düren çıkıyor, öyle olduda sonra da böyle oldu, yan yattı çamura battı.. Ulan biz eşsek başımıyız, hiç mi utanmıyorsunuz da gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorsunuz, çıkın ya bu adamı kadro dışı bıraktığınız söyleyin ya da oynatın, başka da laga luga yapmayın.. Dansözden betersiniz..

Son söz taraftara gitsin.. Stad dolmuyor, aslında şu ortamda o bile çokta neyse.. Eskiden bizde 3-4 yıl oynayan adama bir hürmet gösterilir saygı duyulurdu, her zaman diğer oyunculardan daha fazla kredileri olurdu, hani sınıfın çalışkan çocuğu gibi sahada kayırılırdı ama bu son yıllarda değişti, artık takımda kim eskiyse saldiray mode on.. Ibrahim Toraman'nın dan tutun da Ekrem'e Koybasi'na hatta Necipe kadar, bir yanlış hatada homurdanmalar başlıyor.. Toraman ne yapsın abi artık size, takım kaptanı yaparsınız çıkar oynar, kaptanlığı alır daha takıma o sene katılmış adama verirsiniz eyvallah der geçer, stoper, sağ bek, orta sahada oynatırsınız oynar mücadele eder, sahaya baktığınızda en çok Beşiktaşla özdeşleşmiş adamdır ama en ufak bir hatasında (haşan Şaş mode on) auuwww (haşan Şaş mode off).. Bu adam biraz olsun saygıyı hakediyor, kayırın demiyorum diğerlerine gösterdiğiniz sabrı bu adama da gösterin bir zahmet.. 10 yıl sonra dönüp 2000'li yıllardaki posterlere baktığınızda hemen her posterde Toraman'ı göreceksiniz, Denizliye şampiyonluk maçında attığı golü, Ankaraspor deplasmanında attığı ve şampiyonluk geliyor artık dediğimiz golü hatırlayacaksınız.. Toraman en az Quaresma kadar saygıyı ve sevgiyi hakediyor..

1 yorum:

yilmaz dedi ki...

top 10 saldıray mod on oyuncularımız.

1- Üzülmez
2- Pancu
3- Bobo
4- Toroman
5- Delgado
6- Guti
7- Kleberson
8- Cisse
9- Tello
10-Ferrari