sike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2012 Pazartesi

11 Subat 2012 Soru-Yorum Programı


22 Eylül 2011 Perşembe

Fenerbahçe Süper Ligi

Günlerdir içimde tutuyorum bir şeyleri, ligin başlamasını bekledim, belki unuturum zannettim fakat o içimdeki sıkıntı geçecek gibi değil.. Lig başladı, güzel bir sansürdür gidiyor, kimse ağzına şikeyi almaz olmuş, her şey geçti gitti, tipik türk bunalımıdır ağır sarsıntılardan sonra tıp oynamak, devrimler oldu bu ülkede 20 sene konuşamadık, depremler oldu yıl dönümünden başka bir şeyi hatırlamadık, krizler geldi geçti ağır sansür kasışında bizleri teğet geçti, aydınlar öldürüldü; aman haa! şu birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz günlerde sakın! denildi.. Hiç konuşmadık hep hasır altı ettik, üzerine gidip sorunu kökünden halletmedik ya da halletirmedi birileri.. şimdi şike var diyor birileri, herkes biliyor olduğunu ama son kullanma tarihi geçti.. Bu sezon şike olsa ne olur ki? Hakemleri eleştirmeye yüzümüz yok artık bu belki tek artısı oldu 3 temmuzun, gerisi çınar diye adlandırdığımız futbol tarihimizin yüz karası..

Bu saatten sonra hangi yüzle gelecek anadolu kulüp başkanları karşımıza, yıllardır kaybettikleri maçlardan sonra puanımızı çaldılar, ekmeğimizle oynadılar diyenler onlar değil miydi? Ya Futbolcular? Ekmek parası ağabey, 4 büyükler kollanıyor, çifte standart, yazıklar olsun be diyen onlar değil miydi. Yok hayır onlar değildi, onlar sadece para peşinde koşan tüccarlardı.. Para gelsin ama nasıl gelirse gelsin kafasındaki basit adamlardı. Kimse tahmin bile edememişti Fenerbahce küme düştüğünde düşeceği halleri, ondandır yıllardır ağlamaları, boşu boşuna ağladıklarını onlar da anladılar ama biraz geç oldu. Artık ligimizde maç kaybetmek kazanmak önemli değil arkadaşlar, Fenerbahce düştü mü düşmedi mi esas olan, düşmezlerse anadolu kulüpleri kasalarını doldurmaya devam edecek düşerse ligin statüsü ile bir kez daha oynanacak ve futbolumuzun lokomotifi ligimizde tüm ihtişamıyla karşımızda olacak bu kadar basit ve iğreti..

şimdi hiç bir şey olmamış gibi utanmadan maçları izlememizi istiyorlar, hatta sadece maçları izlemekle kalmayıp dekoderi olsun, forması, kombinesi olsun hepsiciğini almamızı istiyorlar. Neden? E o kadar da saf değilsiniz yani o adamlar evine nasıl ekmek götürecek, sende yani, havyarın kilosu kaç para haberin var mı senin? Sen al dekoderini, formanı gerisine karışma onlar halledecek gerisini. Statü değişecek Fenerbahcemiz kümede kalacak, taraftar eskisi gibi gollerde kendinden geçecek, Aykut Kocaman ağabeyimiz joker face oynamaya devam edecek, biz de ya bi şike vardı ne oldu ona diyip sonrasında koy g.tune devam et deyip devam edeceğiz işte bu.

Alçalabileceklerini biliyordum ama bu kadarı beni iğrendirdi, evet sadece iğreniyorum futbol ortamından, o takım elbise içindeki başkanları görünce midem bulanıyor.. Anadolu kulüp başkanlarından bahsettik Demirören'den bahsedecek hiç halim kalmadı, adını buraya yazmak bile istemiyorum, o yüzden o başkan sıfatındaki sıfatsızlar neyse o onların tırnağındaki pislik kadar bile değil..

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Kimse bir Alex Olamadı


Alex'in futbolculuğunu beğenirsiniz yada beğenmezsiniz aynı şekilde yıllarca Türkiyede bulunmasına rağmen tek bir kelime türkçe konuşmamasını garipseyebilirsiniz, kendi takımınızda oynasa ona çok farklı bakabilir hatta belki de Fenerbahceliler'in ona taptığından çok daha fazla tapabilirdiniz.

Ben Alex'i severim, her maç bize gol atsa da biraz empati yapıp, onun bizim için oynadığını düşününce taraftarlarca delice sevileceğini bilirim, formasının renkleri sarı lacvivert değil de sarı kırmızı olsaydı Hagi'nin boşluğu bugünkü kadar hissedilmeyecekti aslan yuvasında .. Etrafına doğru adamları koyduğunuzda avrupada bile durdurulması zor bir adamdır O, bize bunu gösterdi Zico zamanında.. Hoş hala çıksın büyük maçlarda oynasın diyenler var, Efendi! adam her derbi maçına damga vuruyor bize şekeri zehr ediyor, sen ne içiyorsun söyle bize hele..

Bir kaç taban gösterme dışında fazla yanlışını görmedik saha içerisinde, saha dışında zaten entellektüel olan bir kaç futbolcudan.. aklı başında yorum yapabilen, olayların fotoğrafını çekebilen nadir futbol insanlarından, takımdaki arkadaşlarını okumaya yönelten bir kaptan..

Adı şike ile yanyana gelmiş.. çıkmış konuşmuş.. Dolandırmadan, kıvırmadan, net bir şekilde.. Cesurca.. Evet hayır lı sorulara bile uzun uzadıya lafı dilinde geveleyerek konuşanların, sorulan soruyu unutturmaya çalışanların aksine kendisine olan güvenini kelimelere dökmüş: Eğer herhangi bir kişi, bu saha dışı olaylara katıldığıma dair bir virgül bile kanıtlarsa, futboldan bütün kazandıklarımı geri veririm. aynı anda futbolu da bırakırım. Güzel futbolcuları severim, ayakları kadife olanları hani, ama kendine güveni olan insanı çok daha önlere koyarım, bugünden sonra benim için Alex çok ayrı bir boyuttadır, keşke şu futbol çevremiz Alex gibi net olabilse, direk hedefe yönelik konuşabilse, ben bir aydır gelişen olaylardan, konuşulanlardan, izlediklerimden, duyduklarımdan hiç bir şey anlamadım, kim suçlu kim değil fazla bir fikrim yok tahminlerim dışında, ama Alex'in şu söylemlerinden sonra ona adım gibi güveniyorum.. Kendine güvenen bir insan kendisini ancak bu kadar güzel şekilde savunabilir ve karşısındakinin takdirini kazanabilir.. Rıdvan Dilmenin "bir Alex değil" sözünü genelde tebessüm yaratmak için kullandım şimdiye kadar ama bugün şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki tüm şike sorgulaması boyunca kimse bir Alex olamadı bu saatten sonra da olmaz zaten.. Grande jogador de futebol Alex..

21 Temmuz 2011 Perşembe

Durduramıyoruz


Oturdum sanki üstüme vazifeymiş gibi düşündüm, bir kulübün başına gelebilecek en kötü şey ne olabilir diye.. Transfer kazığı yemek, kötü takım kurup üstüne küme düşmek, taraftarınızın önünde 10 gol yiyip hezimete uğramak, ezeli rakibinize karşı farklı skorla yenilmek, borç içinde yüzmek, iflas etmek, bir şahısın gelip borç batağı içindeki takımınızı satın alması vs.. Hayır bunların hiç birisi şikeden daha kötü değil.. Sike haricindeki her seyle dalga geçebilirsiniz ki türlü türlü nedenlerden dolayı hepimiz öyle yada böyle rakip taraftalarla birbirimizi kızdırıp eğleniyoruz .. Fakat son günlerde Fenerbahce ile ilgili yapılan şakaların, dokundurmaların, alay etmelerin bittiğini gözlemliyorum.. Çünkü sikenin şakası olmaz, varsa öyle bir sey bunun dalga geçilecek hiç bir yanı yok, yokmuş daha yeni öğrendik hep beraber.. En aklı başında taraftardan tutunda en fanatik, gözleri takım renklerinden kör olmuş taraftarına kadar kimseden ses çıkmıyor, ne X'ten ne Y'den.. Herkes susmuş birbirine bakıyor ve yargıdan çıkacak haberi bekliyor.. Yargıdan ne sonuç çıkarsa çıksın sanmıyorum ki bu saatten sonra sike makarası yapılsın, garip bir ortam oluştu yada oluşturuldu bilemiyorum fakat benim artık sike konusu hakkında canım sıkıldı..

Bizler yani taraftarlar susarken bazıları durmuyor, duramıyor, durduramıyorlar.. Her gün ilginç ilginç pankartlar, demeçler, yürüyüş organize etmeler, futbolcuları ziyaretler, basın açıklamaları.. Ve bunların hepsinin üstüne sike yapmak ve suç örgütü kurmaktan yargılanan bir başkanın T-Shirtlerini bastırdılar bugün.. Sadece 10 Tl.. Ve resmi yayın organından yapılan açıklama "Hep Destek Tam Destek". Bir durdum ve düşündüm. Saydığım sebeplerden dolayı yargılanan bir başkanın "Hep Destek Tam Destek" adı altında T-shirtleri basıldı bugün bu ülkede, dünyanın hiç bir yerinde göremeyeceğimiz şeyleri görüyoruz bugün, ne tshirtlerin basılma amacı amaç değil, ne slogan slogan değil, neresinden tutsanız elinizde kalıyor.. Hangi akla hizmet bunlar yapılıyor mantığım bir türlü almıyor.. Bu kadar kolay mı insanların duygularıyla oynamak, onları hala bugünde bile sülük gibi emmek, diğer bir takımın elinden alınan bir şampiyonluğun olduğundan şüpheleniliyor ve siz hala çamurun içinde debeleniyorsunuz ve sıçrattığınız pislikler temiz insanların uzerlerine dökülüyor, koskoca camianın adını lekeledikçe lekeliyorsunuz, çamurdan alıp bataklığın içine sokup çıkarıyorsunuz, aslında hepiniz aynı bok çukurunun içindesiniz ama bizim gibi körler oldukça daha çok ekmek yersiniz üzerimizden.

10 sene önce Aziz Yıldırım'a geri dön geri dön şarkısını söyleyen tayfa dışında kim alacak o tshirtleri? Hem neden sadece Azız Yıldırım tshirtu satılıyor? Orada Mosturoglu da var Ilhan Eksioglu da, Cemil Turan da.. Azız Yıldırım temiz onlar mı değil? Azız Yıldırımın forması satar onların mı satmaz? Hep destek tam desteği sadece Azız Yıldırım için mi? Onlar dış kapının mandalı mı? Umuyorum ve biliyorum ki gerçek taraftarın gözünde Azız Yıldırım bir hiç.. Onlar sadece bize sunulan bu boktan tiyatroyu izliyor, aynı bizim Demiroren sahnesini izlediğimiz gibi..

Yargıyı etkilemek amacıyla düzenlenen Fenerbahce yürüyüşüne 500 bin kisinin katılacağını öngörmüştü "durdurulamayanlar" grubu , basın bunu 10 binler olarak bizlere yuvarlak hesap yapmıştı.. Orada darbeyi icerden, en yakınından alan bu durdurulamayanlar grubu hızlarını kesmedi ve şimdi de tshirt kampanyasını başlatmış bulunmakta, buradan da yüksek ihtimal derslerini alacaklar, Fenerbahceli büyük bir kesim sırtlarını şimdilik camialarına dönmüş durumda yargının sonucunu bekliyorlar, durdurulamayanlar şartlar ne olursa olsun destek istiyor ve o desteği sadece geri dön geri dön tayfasından alabiliyor, onlardan da alacağı destek ancak '10 binler" olur, 25 milyonluk camia olduklarını varsayarsak 3 un birini bile alamamışlar..

8 Temmuz 2011 Cuma

Yalandan Fenerbahçe Dostluğu

Lafa nasıl gireceğimi dahi bilemiyorum, şike sorusturması bitene kadar buradan dava hakkında yorum yapmak sadece laf kalabalığı olur.. Hakkında yazacağım şey belli bir kesmin Fenerbahçe'nin küme düşme olasılığı hakkındaki inanılmaz davranışları ve açıklamaları olacak.. Medyada bir anda herkes Fenerbahçe aşığı haline geldi, en fanatik Galatasaraylısından tutunda Beşiktaşlısına kadar, biz meğersem birbirimize ne kadar muhtaçmışız.. Efendim Fenerbahçe küme düşürülürse Fenerbahçesiz lig zevkli geçmezmiş, dekoder satılmazmış, marka değeri düşermiş, neymiş Fenerbahçe "suçlu dahi bulunsa kümede kalsınmış"... Bu söylemlerin ne kadarı samimi ne kadarı değil orasını bilemem ama şurası kesin eğer Fenerbahçe şike yaptıysa cezasını çekecek, bunun cezası da bir alt lige düşürülmesidir bu kadar net. Burada kimseye şirin gözükmek gibi bir amacım yok.. Zaten bunun şirinlikle alakası da yok. Her kim ki şike yapmıştır o takım küme düşürülmelidir, buna Beşiktaş da dahil.. Ne yani Beşiktaş küme düşerse biz takımımızı desteklemeyi bırakıp başka bir takım mı tutacağız, tabii ki hayır, o takım amatör kümeye de düşse biz gidip takımımızı destekleyeceğiz..Hem en azından YD'den kurtulmak gibi bir devrim de söz konusu olacaksa..



Gelelim bu marka değeri vızırtısına, ligde şike olduğundan şüpheleniliyor, Kulüp başkanlarından futbolcusuna kadar herkes teker teker evlerinden alınıyor, şampiyonluğun şaibeli olabileceği hiç de düşük ihtimal değil, ama bir grup var ki bu grup hiç de azımsanmayacak kadar sayıda insan toluluğundan oluşuyor, Fenerbahçe küme düşerse ligin marka değeri, dekoder, lig tv diye ağızlarında saçma sapan bir şeyler geveleyip duruyorlar.. Futbol ortamında bugüne kadar böylesi faşist bir söylem daha önce duymamıştım. Buradan şu çıkıyor eğer takımınızın taraftarı varsa ve bu taraftarlar dekoder alıyor, her sene formasini değiştiriyor, maçlara gidip kulübün ve dolaylı yoldan bazıı kurumların cebine para sokuyorsa o kulüp şike de yapabilir maçta satabilir, teşvik primi de verebilir bunlarin hepsi mübah, caiz.. Neden? Çünkü iyi müşteriler... O zaman bir fikrim var, biz Kasımpaşa'yı, İBB'yi falan ligden atalım zaten taraftarları yok. Göztepe, Karşıyaka, Diyarbakır'ı falan lige sokalım, şikeyi şaibeyi de yasal hale getirip tadindan yenmez müthiş marka değerli bir lig haline dönüştürelim bu sümsük ligimizi..



Neymiş efendim Fenerbahçe ile oynamazsak ligde şampiyon bile olsak eskisi gibi tadı olmazmış. Hey vatandaş! Uyan da kendine gel, sen ne dediğinin farkında mısın? O Fenerbahçe değil miydi deplasmanda sana hayvandan beter davranan, seni saatlerce aç susuz ölüme mahkum eden, sana "İT" muamelesi yapan, efsanelerimden dedigin Teknik Direktörüne kapıcı muamelesi yapıp seni küçük düşürdüğünü sanan, her şampiyonluğunun altından kirli kirli kokular gelen, hakem odaları basan, şampiyonlukların sahada kazanılmadığını hepimizin gözüne gözüne sokan, sahada çukur açan futbolculara sahip olan, kazanmak için her şey mübahtırı kendisine parola yapmış futbolcuları bünyesinde bulunduran, Başkanından Futbolcusuna ve taraftarına kadar biz tekiz, cumhuriyetiz deyip bunlara inanan herkese yukardan bakan... Şimdi mazlum oldular, herkes Fenerbahçe'ye sahip çıkmaya çalışıyor..



Ben çıkmıyorum arkadaş, eğer iddialar doğruysa düşecek kümeye, ŞL gelirlerinden de olacak, TV yayın haklarından da nemalanamayacak, stad gelirlerinden de feragat edecek, forma da satamayacak, sponsorlarını da kaybedecek, yeni doğan çocuklar da Fenerbahçeli olmayacak, en iyi futbolcularini da kaybedecek, prestiji yerle bir olacak, belini bir 10 yıl daha düzeltemeyecek... Bakın bu sadece Fenerbahçe için geçerli değil bir kez daha tekrar ediyorum her kim ki şike yapmış, onun için geçerlidir...



Şunu da ekliyeyim ve bitireyim, az ihtimal olsa da Fenerbahçe bu olaylardan yara almadan çıkar ve suçsuz olduğu kanıtlanırsa vay halinize.. Bugün arka çıktığınız o camia, şu an mazlum ve yardima muhtaç o camia sizi ve sizin sevdiğiniz nacizane kulüplerinizi yok etmek için var gücünü ortaya koyacaktır, önüne kim çıkarsa bütün kudreti ve nefretiyle saldıracaktır.. O yüzden biraz dikkat...